Anasayfa   İletişim  


Bu site en iyi Mozilla Firefox tarayıcı ile görüntülenir.

Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
"Anlamadıysa yazık, kötüye kullandıysa daha da yazık"
#1
aydinlar3_DDHV7.jpg

Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü Aykut Kocaman, görevinden ayrıldığından bu yana sessizliğini ilk kez bozdu. %100 Futbol’a konuk olan deneyimli teknik adam, Güntekin Onay ve Rıdvan Dilmen'in sorularını yanıtladı.

Kocaman, Fenerbahçe'de özellikle 3 Temmuz sonrası yaşadıkları, görevden ayrılışı ve Türk futbolu hakkında dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Deneyimli teknik adamın açıklamaları arasında en çok dikkat çekenler, 3 Temmuz sürecinde söylediği "Radara biz yakalandık" sözlerine açıklık getirmesi ve bu noktada Mehmet Ali Aydınlar'a gösterdiği tepkiydi. Kocaman sözlerinin yanlış yöne çekildiğini belirterek "Bunu Trabzonsporlular yaptığında anlarım. Ama bunu Fenerbahçe Başkan adayının yapması çok yazık" dedi.

Hatırlananacağı üzere Aykut Kocaman, 3 Temmuz sürecinde "Şikeyle beslenen insanlar değiliz. Yoksa, suç yaratmaya çalışmanın anlamı yok. Şike sahada olur, sahaya bakılsın. Türk futbolunda hız sınırı aşılmış ama radar bir takıma tutulmuş, asıl dert orada." demişti. Kocaman'ın bu sözleri süreç boyunca çok tartışılmış ve "Kocaman şikeyi kabul etti" yorumu yapanlar da çıkmıştı. Bunlar biri de 3 Temmuz sürecinde TFF başkanı olan, ardından Fenerbahçe başkanlığına aday olan Mehmet Ali Aydınlar'dı.

Aykut Kocaman, "radar" sözlerinin başka yöne çekilmesinden yakınırken, bunlardan birinin Aydınlar olmasına da tepki gösterdi. O sözü "Herkes şike yaptı, biz yakalandık" anlamında söylemediğini belirten Kocaman, "Bu lafı cımbızla çekip manipüle ettiler. Bunu Trabzonsporlular yapınca anlarım, en azından kendi davalarını savunuyorlar. Ama Mehmet Ali Aydınlar'ın bunu seçim konuşmasında kullanmasını anlayamam. Yani Fenerbahçe başkan adayının bir Trabzonsporlu ile aynı lafı kullanmasını anlamayamam" dedi.

"2010-11 sezonunun ikinci yarısında Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor'u kanırta kanırta yendik. Tek kolay maçımız Ankaragücü maçıydı" diyen Kocaman, gerçekten şike yapıldığını düşünseydi asla savunmayacağını da sözlerine ekledi. Fenerbahçe'de özellikle son iki sezonunda zihnen çok yorulduğunu ve ailesini ihmal ettiğini de belirten Aykut Kocaman, 1 yıllık dinlenme sürecinin ardından önümüzdeki sezon yeniden takım çalıştırabileceğini söyledi.

İşte Kocaman'ın sözlerinden satırbaşları:

Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonraki dönemi zihinsel arınma olarak tanımlayan Kocaman "Futbolun içinde olmamak mümkün değil, futbol bizim hayatımız, dolayısıyla dışında kalmak mümkün değil. Geçen sezon sonundan beri ne yaptığımı söylemem gerekirse çok yoğun geçen bir dönemden sonra, çok yorulduğumu hissettim. Zihinsel olarak çok yorgundum. Ayrıldıktan sonra da 24 Ağustos'a kadar bugüne kadar hiç görmediğim ayları tatil yaparak geçirdim. Sadece futboldan değil hemen hemen herkesten ayrılıp, sadece çocuklarım eşim ve birkaç ahbabımla görüşerek kendimi toparladım 2 ay boyunca." dedi.

"DÜKKANI KAPATTIM, HAYIRLISIYLA SENEYE YENİDEN AÇACAĞIM"
Antrenörlüğe geri dönüş tarihi olarak önümüzdeki sezonu gösteren tecrübeli hoca, "Dükkanı kapattım, hayırlısıyla seneye yeniden açacağım" dedi. Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra teklif gelmemesi gibi bir durumu. söz konusu olamayacağını vurgulayan Kocaman, çok değerli teklifler geldiğini ama 1 yıl tatil kararı verdiği için bunları reddettiğini vurguladı: "Ayrıldıktan sora uzun süre zihinsel olarak temizlenmeye ihtiyaç vardı. Yoruldum deyip Fenerbahçe'den ayrılma kararı verdikten sonra hemen gidip başka bir kulüpte çalışmak uygun olmazdı."

"ÖNEMLİ OLAN HATALARDAN DERS ALMAK"
Güntekin Onay'ın "Fenerbahçe'de çalıştığınız dönemden aklınızda kalan bir hata ya da pişmanlığınız var mı?" sorusuna ise Kıcaman'ın yanıtı "Hata yapmayan insan mı olur? Hele bizim gibi 3 günde bir maç oynayan insanların hata yapmama ihtimali var mı? 'Hata yapmıyorum' diyenin tüm konuşmalarını al bir tarafa at zaten. Ben, sizin programızında, sezonun sıcak döneminde bile hatalarımı sıraladım zamanında... Çok hata yaptım bundan sonra da çok hata yapacağım, tıpkı herkes gibi. Esas olan hataları görebilmek ve bunları düzeltmek için çaba harcamak." şeklinde oldu.

Fenerbahçe'nin modern zamanlardaki en buhranlı döneminde çalıştıklarını vurgulayan Aykut Kocaman, "Kulübün üzerinden silindir geçmiş, futbolcularını satmak zorunda kalmıştı." dedi.
"HERŞEYİN İYİ GİTTİĞİ ANDA..."
Avrupa Ligi yarı finalinde Benfica'ya elendikleri maçı ise Kocaman şöyle yorumladı: "Benfica ile oynadığımız maça zaten 3 as oyuncumuzu götürememiştik ve herşeyin iyi gittiği maçın 65. dakikasında Selçuk ve Kuyt sakatlandı ve Kuyt için oyuncu değişikliği uyarısı geldi bize. Kuyt kaburgasından sakatlandığı için zaten ondan sonra uzun süre oynayamadı. 1 as oyuncumuzu daha kaybettik. Gökhan Gönül de sakatlandı. Ondan sonra oyun oynama hali değil, şuursuzca oynama haliydi. O andaki kadro yavaş yavaş Eskişehirspor ile oynadığımız kupa maçındaki kadroya yakın bir kadro ile Benfica ile yarı final maçı oynuyorduk. Bunlardan birisi de 18 yaşındaki Salih'ti."
"Fenerbahçe'nin bu sezonki transferleri Aykut Kocaman'ın verdiği listeden yapıldı" yorumları hakkında ise Kocaman konuşmaktan kaçındı. "Çok hassas bir dönem bu dönem. Bugüne kadar konuşmamanın nedenleriden biri de buydu. Şimdi bu konulara girersem, ağzımdan çıkacak herşey eğilip bükülerek verilebilir..." diyen tecrübeli hoca bu yüzden bu konuya girmek istemediğini ama utandığı, konuşmaktan çekindiği birşey olmadığını sadece zarar verici pozisyonda olmak istemediğini vurguladı.
Fenerbahçe'de özellikle Alex'in gönderilişiyle çok tartışılan değişimi de yorumlayan Kocaman "Biz neye özeniyoruz? Avrupa'daki önemli liglere niye özeniyoruz? Ben buraya geldikten sonra, 'Türkiye ve Avrupa'da neler oluyor?' sorularını sormaya ve farkları görmeye başladık. Baktık ki Avrupa'daki takımların koşu mesafesi ile Türkiye'deki takımların koşu mesafesi arasında bir futbolcunun koşu mesafesi kadar yani 10-11 km fark var. Bunları tespit ettik ama çözmek 1 ayda mümkün olmuyor." dedi.

Kocaman'ın Türk takımlarının Avrupa performansı üzerine yorumu da dikkat çekiciydi: "Bu yapılanmaları ve bütçeleri ile Fenerbahçe'nin, Galatasaray'ın ve hatta Beşiktaş'ın şu standardı yakalaması lazım: 10 yılda Şampiyonlar Ligi'nde en az 7-8 sefer gruplarda olmalı ve çıkmalı. 'Her sene final, yarı final oynamalı' demiyorum. Ama son 16 oynar, son 8 oynar... Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş harcanan paraların ve ilginin karşılığında buralarda olmalı"
"FENERBAHÇELİ OLARAK ANILMAK ONUR VERİCİ"
"Fenerbahçeli Aykut Kocaman olarak tanınmak profesyonellik anlamında sizi rahatsız ediyor mu?" sorusu üzerine Kocaman, "Onur verici, gurur verici. Dünyanın her tarafına yayılmış milyonlarca insanın kendini ait hissettiği bir kulübün parçası olmak ve o insanların büyük çoğunluğu tarafından kabul görmüş olmak gurur verici. Fenerbahçe antrenörü zaten sadece saha içinde kalamaz. Fenerbahçe’nin doğru ve haklı olduğu konularda haklarını yapabildiğim ölçüde savunma adına dışarıda oldum. Ben bu süreçte Fenerbahçe’nin yaşadıklarının haksızlık olduğun düşünyorum savunduklarımın haklı olduğunu düşünüyorum. Gelinen günler itibariyle Fenerbahçe’nin saha içinde zaten haklı olduğuna %100 kanaat getirdiğim için savundum. Buna kanaat getirmeseydim asla savunmazdım. Saha dışındaki haklılığı da yaşadığımız şu günlerde net biçimde ortaya çıkıyor” yanıtını verdi.

"SAHADA NASIL MÜCADELE ETTİĞİMİZİ BİZ BİLİYORUZ"
3 Temmuz süreciyle ilgili olarak Güntekin Onay'ın "Taraftar ve yöneticiler çok üzüldü ama siz ve oyuncularınızın durumu çok farklı olmalı. Üzerinize bir leke atılmış duygusu hissettiniz mi? Çünkü emeği sarfeden sizsiniz." şeklindeki sorusunu ise Kocaman “En sıcak zamanlarda muazzam bir abluka vardı. Hasan Çetinkaya’ya 2. 3. günden sonra dedim ki "Fenerbahçe’ye ve başkanına karşı dönemsel bir durum olduğunu o gün gördüm. Topuk Yaylası’nda yaptığımız ilk basın toplantısının temel nedeni de budur. Biz sahadaydık, nasıl mücadelelerden geçitğimiz biliyoruk. Biz o zaman kanırta kanırta yendik Beşiktaş ve Galatasaray’ı. 2010-2011 sezonunun ikinci yarısında Ankaragücü maçı dışında kolay maç olmadı” diyerek cevaplandırdı.

"HERKES KADAR TEMİZDİR FENERBAHÇE"
"Anlamadıysa yazık, kötüye kullandıysa daha da yazık"


Rıdvan Dilmen'in "Bu radar kelimesi çok önemli. Ben ne anlamda değini biliyorum ama farklı yöne çekildi. Herkes yaptı biz yakalandık anlamında demedin değil mi?" diye araya girmesinin ardından Aykut Kocaman "Bu olayın tamamen Fenerbahçe’nin üzerine kurgulandığını anlatmaya çalıştım. Hiç öyle şey olur mu? Herkes kadar temizdir Fenerbahçe. Radar konusu art niyetle kullananları kınıyorum. Bu arada Trabzonspor’u biraz olsan anlıyorum. Onların kendini savunurken bir cümleyi cımbızlamalarını anlarım. Çünkü kendi davaları bu onların. Trabzonlu avukatın bunu kullanmasını anlarım. Bir şey anlatmaya çalışıyordur bir şey yakalamış, manipülasyon yapıyor. Ama ben Mehmet Ali Aydınlar’ın bunu seçim konuşmasında kullanmasını anlalayamıyorum. Yani Fenerbahçe başkanlığı adayının bir Trabzonlu ile aynı lafı kullanmasını anlamayamam. Eğer anlatmak istediğimi anlamadıysa çok yazık. Eğer anlayıp da kötüyle kullanıyorsa daha yazık" ifadelerini kullandı.
FENERBAHÇE'NİN ŞAMPİYONLUK ŞANSI
Fenerbahçe’nin ve takipçilerinin şampiyonluk şansları ile sezonun gidişatını ise Kocaman şöyle değerlendirdi: "Ben sezonu izlemeye bir kaç hafta geç katıldım. Bu sene özellikele Kayserispor, Gaziantepspor, Gençlerbirliği, Bursaspor gibi iyi hamleler yapan takımlar iyi başlamadı. Oyunlarında boşluk var gibiydi. Sezonun ortalarından itibaren takımlar oturdu, hoca değiştirdiler, transfer yaptılar, pabuç pahalı. Önümüzdeki günlerde çok sert bir lig bekliyor bizi. Fenerbahçe’nin puan kayıpları aşağıdaki takımları heveslendirmeye başladı. Sanki lig birbirine yakınlaşacak lig sertleşecek. Üst tarafa da bakarsak Fenerbahçe uzun dönemdir yakalayamadığı büyük bir fark yakaladı. Bunun iki açılımı var: Net bir özgüven ve sürdürülebilirlik. Ama Fenerbahçe hassas yerlerde dolaşıyordu bu yüksek özgüvenin getirebileceği hafif çözülme ve puan yitimi haline gelecekti. Rakipler zorlu fikstürde beklenti halindeydi sanki karşılığını aldılar. Önümüzdeki birkaç hafta çok kritik."
"GALATASARAY FENERBAHÇE'Yİ ZORLAR"
Kocaman bu sırada Galatasaray'daki Terim-Mancini değişikliğine de değindi: "Galatasaray’da çok köklü bir değişiklik, bir antrenör değişikliği oldu. Beklenmedik bir anda yeni antrenör geldi. Büyük bir futbol ülkesinden gelen biri ve güçlü bir CV’si var. Ama burası doğudan da batıdan da esintiler taşıyan bir ülke. Yeni antrenör orada bildikleriyle burada düzen oluşturmaya çalışıyor. Bir de görülen o ki zaman zaman takımda da değişiklikler yapmaya çalışıyor. Hem lig hem Şampiyonlar Ligi ve kupayla birlikte takımı taze tutacak değişiklikler yapmaya çalışıyor. Bir yandan ne oluyor diye kendi kendine sorduğu bir ülkede. Galatasaray özellikle kendi sahasındaki maçlarda sanki antrenör sorunlarını çözmüş ve takıma yön veriyor gibi. Bunu dışarıda ne hale çevirebilir? Neden sonuç bağlantısını deplasmanda da yapabildiği zaman Galatasaray içerideki Fenerbahçe maçına kadar hevesini korur. Fenerbahçe’yi çok zorlar."

"BEŞİKTAŞ'TA SAHA DIŞI BELİRSİZLİKLER VAR"
Beşiktaş’ın sorunları daha farklı gözüktüğünü, en önemli sıkıntının stat konusu olduğunu vurgulayan Aykut Kocaman "Stat konusu gibi saha dışındaki belirsizliklerin hakim olduğu bir kulüp. Bir yandan da yeni bir antrenör ile yeni bir düzen oturtmaya çalışıyor. Ligin ilk 4 haftası ve ikinci yarının ilk 5 maçı Galatasaray maçını da dahil ediyorum, organizelerdi ama dediğim gibi bir ev sahipliği, stat sorunları var. Bir de kadroda derinlik yok." diye konuştu.

YABANCI KONTENJANI KONUSU
Kocaman, yabancı kontenjanı konusunda ise iyi araştırma yapılmadan sadece rakam tartışması yapılmasından yakındı: "Yabancı olayını, bu sayıların nasıl bulunduğunu bilmiyorum açıkçası. Ben bilmediğimi söylüyorum ama yapanlar neye göre yapıyor bilmiyorum. Benim teknik direktör olduğum sezonun başında 6 Haziran'da lig bitmiş herkes gitmiş 8-9 antrenör ve diğerlerinin yardımcıları, Türkiye Futbol Federasyonu’na toplantıya gittik. Bir de tarihe dikkat 6 Haziran’da olabilir mi bu toplantı? Ben orada da söyledim Ufuk Özerten'e. TFF’nin bu konuda bir bilgi bankası olması lazım. 1 taneyken ne oldu 2-3-4-5 taneyteken ne oldu türk futboluna? ne getirdi? Bir bilgi bankası olması lazım elinizde. Getirin onu bir bakalım biz de birikimimizle fikrimizi söyleyelim. Onun dışında o bilgiler olmadan konuşmak karnından konuşmaktır. Ben sonra Demirören’e de dedim ki sınırsız yabancı olur ama sınırlı sayıda oynar. İster oynatırım ister kenarda tutarım. Misal 6’dan 5’e geçerken neyi korumaya çalışıyorsunuz? 3 oyuncuyu 4 oyuncuyu niye dışarıda bırakayım? Ha tabi sınırsız yabancı olursa biz Türkleri kolaycılığa götürür. Dünyanın her yerinden en ucuz yabancılar gelir ve burayı doldurur. Bu bizi çökertebilir ve sonra oyuncu yetiştirmeye başlayabiliriz. Bu dip yapıp bir yükselmeyi de sağlayabilir. Ama bana göre akla yatkın olan uzun yıllar bizi çökertebilir sınırsız yabancı. Ama ben yine de yasaklanmaması gerektiğini düşünüyorum diğer yandan da neler olabileceğini düşünüyorum."

ntvspor
82688081_3749748_4241322423441.gif
Bir masal var yaşar, uzaklarda
Bu ömür yetmez ona kavuşmaya


b-491535-sdrhd.gif
Cevapla


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi



10tl.net Destek Forumu -